Aşk acısı nasıl geçer

Aşk acısı nasıl geçer?

Aşk acısı nasıl geçer? Yazıya başlarken belirtilmelidir ki ;

Aşk acısı nasıl geçer? Aşk acısı bir süre sonra kendiliğinden azalıp yatışan bir duygudur. Ayrıldığınız kişiyle ilgili eşyaların yavaş yavaş atılması, sosyal medya hesaplarından takip etmeyi bırakmak acısını yatıştırır. Bazı kişilerde ise tam tersi zamanla saplantı haline gelir. Böyle durumlarda uzman bir psikoterapisten destek almak gerekir

Hayatınızın aşkı sizi terk ettiğinde, kendinizi delirmiş hissedersiniz. Ama bu tam olarak “delirmek” ‘ten çok farklı bir histir. Aslında hissettiğiniz şey, beynin sinir sistemine ters düşen bir duygudur ve beyin bir süre buna alışamaz. Aşkı bu kez sondan başa, yeniden yaşamaya başlarsınız. Terk edildiğimizde, nörolojik olarak beynimizde neler olduğunu bilim açıklıyor.

İlişkinizin kaç ay ya da kaç yıl sürdüğü önemli değil. Beyin her ayrılıkta aynı tepkiyi veriyor. İlk günlerde her şey size onu hatırlatıyor: Bir fotoğraf, birlikte gittiğiniz yerler, gün içinde aklınızdan geçen otomatik düşünceler… Beynin içindeki nöronlar tetikleniyor ve her şeyde ondan bir iz buluyorsunuz. Beyindeki bu bölüm aynı zamanda, uyuşturucu ve nikotin bağımlılığında da tetikleniyor. Anlayacağınız aşık olduğunuz insanı bırakmak, beyinde sigarayı bırakmak gibi tesir ediyor.

Aşk acısı ne kadar zamanda geçer?

Romantik ilişkilerin ruhunuzdaki ve beyninizdeki etkisi, bir anda değil yavaş yavaş yok oluyor. Aşk acısı nasıl geçer? Tabii bu, onu tamamen unutacağınız ve bir daha hiç acı çekmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Hayatınız boyunca zaman zaman onu hatırlamaya devam edeceksiniz (maalesef). Ancak ayrılıktan hemen sonra başlayan ve gittikçe çoğalıyormuş gibi gelen ‘dayanamıyorum’ hissi, elbette zamanla azalacak ve üstesinden gelmeye başladığınızı göreceksiniz. Beyin hala romantik olarak iyileşmeyi talep ediyor olacak; ancak beklentilerine cevap bulamadıkça, hissettiğiniz şey, uyuşturucu bağımlılarının hissettiği gibi bir duygu olacak. Azalacak, ama asla tamamen yok olmayacak.

Bu azalma aşamasında beyin sizden bazı sersemlikler yapmanızı talep edebilir. Sarhoşken eski sevgilinizi aramak, son bir sevişme istemek gibi…

Aşkın beyinde bıraktığı izleri araştıran Einstein College of Medicine’dan nörolog Lucy Brown bu konuda şunları söylüyor: “Romantik reddedilmeler, diğer sosyal reddedilmelerin verdiği acıdan daha üstündür. Çünkü romantik ilişkiler, beynin daha ilkel bölümlerinde hissedilir. Acıkmak ya da susamak gibi ilkel ihtiyaçlarımızla aynı bölgeyi uyarır.”

HİSSETTİĞİNİZ ACI GERÇEK

Sevgiliniz sizi terk ettiğinde, bazı fiziksel değişiklikler de hissetmeye başlarsınız. Omuzlarınıza bir ağrı çöker, bir türlü gevşeyip rahatlayamazsınız, midenize bir ağrı oturur ve belki bu hisse bir de batma acısı eklenir. Sanki kötü bir Haber almışsınız gibi…

Ayrılık Acısı sırasındaki beyin aktivitelerini inceleyen iki araştırma da aynı sonuca işaret ediyor: Ayrılık acısı, beynin fiziksel acıyı hissettiği bölgede yaşanıyor. Beyin vücudu kontrol ettiği için de acı acıyı çağırıyor. Böylece serbest bırakılan stres hormonları, hem kalbi, hem sindirim sistemini, hatta bağışıklık sistemini bile etkileyebiliyor. Bazı nadir görülen vakalarda bu stres kalbi zayıflatıp şişiriyor, bazen ölüme kadar gidebilen kardiyomiyopati ya da ‘kırık kalp sendromu’na yol açıyor.

Profesör Brown, acı hissinin genellikle 6 ay ile 2 yıl içinde azaldığını söylüyor. Ancak bu acı natürel sürecin bir parçası. Kaçış yok. “Bu bizi birlikte kalmaya iten bir sistem” diyor. Brown: “Küçük bir ayrılıkta bile duygularımız inciniyor ancak başka bir insana tekrar bağlanmak için kendini tamir etmeye başlıyor.”

Bilimde aşk acısı

SÜRECİ HIZLANDIRMAK İÇİN KÜÇÜK BİR TÜYO

Profesör Brown, ayrılık acısını bilimsel olarak daha çabuk atlatmanın da bir ipucunu veriyor: “Biliyorum, bu zor bir süreç ve zaman alıyor. Ama unutmayın ki sevgilinizden ayrıldığınız andan itibaren iyileşme süreciniz başlamış demektir. Tamamen iyi hissedene kadar, biraz kağıt-kalem kullanmanızı öneriyorum. Aklınıza gelen harika anıları değil, eski sevgilinizin ne kadar kötü alışkanlıkları olduğunu, kabalıklarını, size antipatik gelen huylarını yazın. Bunu yapmak süreci hızlandıracaktır.”

Stanford Üniversitesi’ndeki psikologların yaptığı araştırmaya göre bir cevap mevcut.

Bu sorgu süresince kişinin kendine yönelttiği:

  • Neden böyle oldu?
  • Bu benim hatam mıydı?
  • Bu benim için ne ifade ediyor?

gibi sorular ve konular üzerine sorgulamaların yapılmasının esasında ayrılıktan dolayı maruz kalınan psikolojik hasarla başa çıkmaya ya da bu hasarın şiddetlenmesine sebep olabildiği görülmüştür.

Araştırmacılara göre, kendimiz hakkında referans olarak diğer insanlara bakıyoruz, onların düşüncelerini hayli dikkate alıyoruz. Bununla birlikte, insanlar, sabit özelliklere ve kişiliklere takılıp kalmak yerine olumlu yönde bakıp kendilerini gelecekte nasıl şekillendirebilecekleri üzerine düşünmelilerdir.

Öz görüşünde, kendini “sabit ve değişmez” olarak tanımlayan kişiler olası bir ayrılık durumu sonucunda bunu kendi kişiliklerinin yansıttığı bir hata olarak nitelendirdiklerinden dolayı bu durum üzerine kendilerini acımasızca hırpalama eğilimi göstermektedirler. Buna örnek olarak kişilerin ayrılık sebebi olarak: yeteri kadar çekici olmama, yeteri kadar zeki olmama, karşı tarafı daraltacak davranışlarda bulunulduğu düşüncesi gibi belki de acımasız değerlendirmenler karşımıza çıkabilmekte.

Ayrılık acısı nasıl geçer?

Aşağıda, bir ayrılık sonrasında bir değişim zihniyeti oluşturmak ve bu zihniyeti korumak için yapabileceğiniz bazı şeylere değinilmişti.

  • Ayrılığın sebebine dürüstçe bakın, fakat gereksiz  yere kendinizi yargılamayın.
    İlişkilerde, her iki taraf da iletişim sorunu ya da farklı problemlerin oluşumuna katkıda bulunurlar. Çok büyük ihtimalle tek suçlu siz değilsiniz. Bazı konulara düzeltmeye çalıştıysanız da, belki de diğer kişi yeterince yol gösterici olmamıştır.
  • Ayrılığa neden olan kişisel kusurların haricindeki faktörleri tespit edin.
    Belki ikiniz de yeterli olgunluğu sergilemediğiniz yaşlardaydanız ya da birbirinizden farklı hedefleriniz vardı. Belki karşı taraf bu ciddiyetteki bir ilişkiye hazır olmamıştı. Ya da dış stres kaynakları (çalışma, mesafe, aileler veya finans gibi) araya girdi.
  • Ayrılma sonrası sürecinin ortak bir deneyim olduğunu unutmayın.
    Siz reddedilen tek kişi siz değilsiniz. Bu durumda bulunacak da. Reddilme en yaygın insan tecrübelerinden biridir.
  • Bu deneyimin sonucunda neler öğrenebileceğinizi veya nasıl gelişebileceğinizi düşünün.
    Bu tecrübeden hangi dersleri alabilirsin? Örneğin, daha açık olmayı ve konuşmayı öğrenebilirsiniz. Ya da partnerinizin duygularını ve ihtiyaçlarını daha iyi anlamak konusunda kendinizi geliştirebilir hatta gelecek ilişkilerinizde farklı bir karakterde olan kişileri tercih edebilirsiniz.
  • Kendinizi affedin.
    Kendinizi değersiz hissettiğinizde eleştirel olmanın değil, kendine iyi davranmanın zamanıdır. Moralinizi yukarı çıkarmaya ve kendi olumlu özelliklerinizi düşünmeye çalışın. Sonuçta ilişkiniz başarılı olmamış ve bitmiş olsa bile, siz elinizden geleni yaptınız. Bu durumda sizin yerinizde değer verdiğiniz bir arkadaşınız olsaona neler söyleyeceğinizi düşünün ve bu yorumları kendinize yöneltin.

Aşk Acısı Çeken Biri Ne Yapmalıdır?

  • Israrla unutmaya çalışılmamalıdır. Çünkü beyin yaşadığı olayları hemen unutmaz sadece bu duygular yatıştırır.
  • Onu kalbimden çıkarmalıyım, onu mutlaka unutmalıyım sözleri beyine işlememektedir.
  • Aşk acısında yapılması gereken en önemli uygulama zor olsa da zamana bırakmaktır. Zaman bu acının tamamen yok olmasını sağlamasa da azalmasına yardımcı olmaktadır. Acının geçmesi için gereken zamanın azaltılması mümkün olmaktadır.
  • Unutmaya çalıştığınız kişi aklınıza geldikçe, onu yakın bir dostunuza anlatabilirsiniz bu duygularınızı kendi kendinize itiraf etmeniz demektir, duygularınızı saklamayın.
  • Kendinize farklı meşguliyetler bulun ve zihninizi oyalayın.
  • Kendinize yeni bir sevgili adayı bulmak hiçbir şeyin çözümü değildir bu durum ayrılık acısında pek önerilmez.
  • Ayrılık süresinde onun sadece olumlu yönlerini düşünmek yerinde olumsuz yönlerinide aklınıza getirmeye çalışın.
  • Kalbinizden ve fikrinizden çıkarmanın bir yolu onu hatırlatan objeleri, hediyeleri de hayatınızdan yavaş yavaş çıkarmaktadır. Size aldığı hediyeleri, gönderdiği mesajları, çekindiğiniz fotoğrafları yavaş yavaş hayatınızdan çıkarmalısınız.
  • Sosyal medya hesaplarından kesinlikle onu takip etmemelisiniz.
  • Dua etmek bazı kişiler için bu acının hafiflemesine yardımcı olabilmektedir.
  • Uzmanlar, aşk acısı çekmekte olan kişilerin sosyal hayatlarına önem vermelerini, mümkün olduğunca yalnız kalmamalarını, farklı etkinlikler yapmalarını, değişik kişilerle bir araya gelmelerini tavsiye etmektedir.
  • Her halükarda bu acının belirli bir süre sizinle olacağını kabullenmeniz gerekmektedir. Çünkü Aşk acısından bir anda kurtulmanın bir yolu maalesef yoktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.